|
SON DAKİKA
TEKİRDAĞ MİLLET VEKİLİ BÜLENT BELENİN Yalova Çiftlikköy İlçe Kongresi KonuşmasıKıymetli dava arkadaşlarım, 3 Kasım 2002’den bu yana 10.iktidar yılına giren AKP, halen ekonomik enkaz devraldık diye propaganda yapmaya devam etmekte ve insafsızca 57.Hükümette koalisyon ortağı olan Partimize saldırmaktadır. Sayın Başbakan 57.Hükümetin kurulmasından yaklaşık 4 ay sonra ülkemizi yasa boğan, bulunduğumuz bölgeyi yerle bir eden deprem felaketini hiç aklına getirmiyor. Yaşanan depremle ülkenin sanayisi durmuş, yeniden üretimin başlaması çok uzun bir zaman almış, buna rağmen en kısa zamanda geçici konutlar yapılarak depremzede vatandaşlarımızın kıştan önce geçici konutlara yerleştirilmiştir
Şimdi bir düşünelim; 17 Ağustos depremi ve 12 Kasım Düzce depreminin büyüklüğü ile son yaşanan Van depremini mukayese edeli. Sizlerin yaşamış olduğunuz felaketin yanında çok küçük olan Van depreminin üzerinden 4 aya yakın zaman geçmesine rağmen Hükümet bu ağır kış şartlarında insanlarımızı bez çadırlarda yaşamaya mahkûm etmiştir. 57.Hükümet ardı ardına yaşanan büyük depremlere rağmen ülke ekonomisini iyileştirebilmek ve milletimizin soyulmasının önüne geçmek için Bankalar Kanunu başta olmak üzere birçok kanunu siyasi faturasının bütün ağırlığına rağmen çıkartmış ve ülkemizin ekonomisinin düze çıkacağını gören dış güçlerin müdahalesiyle 57.Hükümet Meclis çoğunluğunu kaybetmiş ve devamında Sayın Genel Başkanımız demokrasiye olan inancı doğrultusunda erken seçim çağrısı yaparak halkın iradesine müracaat edilmesini istemiştir. Yapılan 3 Kasım 2002 seçimleri sonunda iktidara gelen ve 10 yıldır iktidar olan AKP’nin devraldığı Türkiye ile bu günü mukayese edersek göreceğimiz tablo, ülkemizde istikrarın olmadığını, hortumcuların, yolsuzlukların ve Ali diboların işlerinin çok istikrarlı olduğunu gösterecektir. Değerli Çiftlikköylüler; AKP demek yolsuzluk demektir, ileri Demokrasi havarisi kesilen Hükümet ve Bakanları Demokrasinin ucu kendilerine dokununca ceberut kesilmekte ve demokrasinin kurumlarına müdahale etmekten hiç sakınmamaktadırlar. Tıpkı Deniz Feneri soruşturmasında olduğu gibi 11 Şubat günü Mit Müsteşarını ve diğer görevlileri ifadeye çağıran savcının görevden alınması gibi. Şimdi 12 Eylül 2010 referandumu öncesine gidelim, Anayasa değişikliği ile ileri demokrasiyi getireceğini iddia eden AKP referandumdan sonra ilk iş olarak solcuların ve hatta Alevi vatandaşların kadrolaşarak işgal ettiği hususunda şikayet ettiği HSYK’yı yaptığı yeni atamalarla ele geçirmiş, akabinde Deniz Feneri soruşturması savcılarını HSYK’ya talimiatla görevden aldırmıştır. Devamında Yargıtay ve Danıştay’a yaptıkları ile yandaş atamalar gelmiş ve Sayın Bülent Arınç’ın ifadesiyle; Yargıtay Başkanlığı ve Danıştay Başkanlığı seçimleri için “Kurban olduğum Allah verdikçe veriyor” demiş. Peki, neden bunu demiş, çünkü iki başkan da Sayın Arınç’ın sınıf arkadaşları. İşte AKP’nin ileri demokrasi dediği budur. Dış politikada BOP eş başkanı olan Sayın Başbakan komşularımızla sıfır sorun stratejisi ile işe başlamış ve devamında okyanus ötesinden aldığı talimatla “Arap Baharı” uygulamasına geçmiş ABD’ye karşı Arap ülkelerindeki oluşumların önünü kesmek üzere harekete geçerek bu ülkelerde yeni Amerikancı muhalefeti destekleyerek mevcut yönetimlerin devrilmesinde rol paylaşımına soyunmuştur. Son olarak da Suriye’ye karşı kardeşim dediği, müşterek Bakanlar Kurulu toplantısı yaptığı Esat’a karşı muhalefeti ülkemizde eğitmekte ve böylece komşu ülkeyle ilişkileri zora sokmaktadır. Davos’ta “ one minute” dediği, daha sonra Mavi Marmara baskını sebebiyle özür dilenmesi, tazminat verilmesi ve operasyona katılan askerlerin yargılanmasını istediği ve bunlar yapılana kadar her türlü ilişkiyi asgari düzeye indireceğini söylediği İsrail’i korumak için Malatya Kürecik’te füze kalkanı kurulmasına izin vermiştir. Bütün bunlar şunu gösteriyor ki Sayın Başbakan hiçbir konuda samimi değildir, dün dediğinin bugün tersini söylemekte ve yapmaktadır. Dış politikada Türk Devletleriyle yakınlaşma yerine, her biri Krallık veya diktatörlükle idare edilen Arap ülkeleriyle ilişkilerini geliştirmektedir. Bütün bular acaba Sayın Başbakan’da kral mı olmak istiyor diye bizleri endişelendiriyor. Sayın Çiftlikköylüler konuşmamı burada bitirirken kongremizin önce Çiftlikköy ve Yalova’ya sonra ülkemize ve millete hayırlar getirmesini Cenab-ı Allah’tan niyaz eder hepinizi en derin saygı ve sevgilerimle selamlarım. Ne Mutlu Türküm Diyene… Yükleniyor...
İLGİLİ HABERLER
|
|