|
SON DAKİKA
NEONATAL RESÜSİTASYON PROGRAMIToplumdaki ekonomik ve sosyal durumun iyileşmesi ve sağlık alt yapısının güçlendirilmesi ile bebek ve çocuk ölümlerinde önemli azalmalar gözlenir. Neonatal ve perinatal ölümler ise sosyal ve ekonomik gelişmelere daha az duyarlıdır. Bu ölümler erken tanı ve tedavi, gebelik ve doğum sırasında verilen bakımın iyileştirilmesi gibi sağlık ile doğrudan ilişkili önlemlerden daha fazla etkilenir
Ülkemizde ana ve çocuk sağlığına ilişkin önemli sorunlar vardır. Sağlığın önemli bir göstergesi olan Bebek ölüm hızı binde 17 (TNSA 2008) dir. Postneonatal dönem ölümlerinin azaltılmasına yönelik sürdürülen bağışıklama, ağızdan sıvı tedavisi ve anne sütü uygulamalarının yaygınlaştırılmasıyla postneonatal bebek ölümleri azalmaya başlamış, neonatal dönemdeki ölümler ön plana çıkmıştır. Tüm dünyada yılda 4 milyon yenidoğan ölmektedir. Bunların %19’u doğum sonrası asfiksiye bağlı kaybedilmektedir. Bir başka deyişle uygun yaklaşımla dünyada her yıl bir milyon yenidoğan kurtulabilecektir. Asfiksi temel bir neonatal sorun olmayı sürdürmekte ve özel bir neonatal deneyimi olmayan kurumlarda da sık sık neonatal resüsitasyon gereksinimi doğmaktadır. Yenidoğan bakımı anlamında ülkemizde erken anne sütü uygulamaları programlı ve yaygın bir şekilde uygulanmaktadır. Bu kapsamda temel resüsitasyon uygulamalarının da yerleştirilebilmesi için bu konuda eğitim almış ve standart uygulamaya sahip personelin yetiştirilmesi gerekmektedir. Doğumu izleyen dakikalar bebeğin uterus dışındaki yaşama uyum sağlamasına yardım edilmesi gereken kritik dakikalardır. Asfiksili bir bebeğe yaşamın ilk birkaç dakikasında yapılan girişimlerin sonuçları yaşamın niteliğini doğrudan etkileyerek tüm bir yaşam boyunca sürecek sonuçlar doğurur. Her yenidoğanın, yeterli bir resüsitasyona hakkı vardır. Bu doğum odasında uygun gereçlerin her an hazır olması anlamına gelmektedir. Aynı zamanda, ilgili birimlerde çalışan sağlık profesyonelleri de yenidoğan resüsitasyonunda becerili olmalı ve bir ekip olarak uyumlu çalışabilmelidir. “Doğum odasındaki herkesi“ hedefleyen bu programın ülkemizde doğumda gelişebilecek yenidoğan mortalitesini ve asfiksinin yol açacağı sekelleri en aza indirebilme konusunda önemli bir yer tutacağı gerçektir. Bu nedenle asfiksiye bağlı ölümlerin ve sekellerin önlenmesi amacıyla, her doğum odasında mutlaka eğitilmiş en az bir personelin bulunmasının amaçlandığı Yenidoğan Canlandırılması (NRP) programı, 1998 yılında başlatılmış ve program kapsamında yer alan uygulayıcı ve eğitici eğitimleri Türkiye geneline yaygınlaştırılarak, 2010 yılı sonu itibariyle 32.282 sağlık personeli (Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanları, Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanları, Anestezi Uzmanları, Pratisyen Hekimler, Ebeler, Hemşireler, Anestezi Teknisyenleri v.s.) eğitilmiştir. Kursların ülke genelinde başlatıldığı 1998 yılından bu yana değişen bilgiler ve uygulamalar nedeniyle bir grup katılımcının bilgileri güncelliğini yitirmiştir. Ayrıca NRP bilgi ve becerilerini çok fazla uygulama olanağı bulamayan sağlık çalışanlarının özellikle el becerisi yönünden yeterlilikleri kuşkulu duruma gelmiştir. NRP Güncelleme kursları, tüm bu sorunlara çözüm bulabilmek, bilgi ve beceriyi güncel tutabilmek, katılımcılarla iletişimi tazelemek ve güçlendirmek amaçlarına yönelik olarak tasarlanmıştır. Neonatal döneme yönelik yürütülen NRP ve diğer çalışmalar sonucunda bebek ölüm hızı binde 10.9’ a, neonatal ölüm hızı ise binde 9’ a düşmüştür. Bu kapsamda İlimizde yapılması planlanan eğitime Tekirdağ Devlet Hastanesi, Çorlu Devlet Hastanesi, Çerkezköy Devlet Hastanesi, Hayrabolu Devlet Hastanesi, Saray Devlet Hastanesi, Muratlı Devlet Hastanesi, AÇSAP Şube, Acil ve Afetlerde Yardım Hizmetleri Şubesi, Namık Kemal Üniversitesi Hastanesi ve Özel Çerkezköy Hastanesinde görev yapan Ebe, Hemşire ve Anestezi Teknisyenlerinin katılımıyla 12-13-14 Eylül 2011 tarihleri arasında Neonatal Resüsitasyon Uygulayıcı Eğitimi düzenlenecektir. Yükleniyor...
İLGİLİ HABERLER
|
|