|
SON DAKİKA
65. VEREM EĞİTİM ve PROPAGANDA HAFTASI (01– 07 Ocak 2012)“Verem Eğitim ve Propaganda Haftası” ilk olarak 1947 yılında kutlanmaya başlamıştır. Ancak hastalığın yaygınlığı ve kurulan derneklerin “Veremle Savaş” adını taşıması daha çok “Veremle Savaş Haftası” olarak anılmasına yol açmıştır. Amaç bu hafta içinde toplumun bilgilendirilmesi ve bu hastalığa bütün kesimlerin dikkatinin çekilmesidir.
Dünya Sağlık Örgütü verilerine göre dünya nüfusunun yaklaşık üçte birine verem mikrobu ile bulaşmıştır. Bu insanların %10’u yaşamlarının bir döneminde vereme yakalanacaklardır. Her yıl tahminen 9 milyon kişi verem hastalığına yakalanmaktadır. Veremden her yıl 1,7 milyon insan ölmektedir. Bunların çoğu Asya, Afrika ve Latin Amerika’ dadır. Eski Sovyetler Birliği Ülkelerinde de ölümler fazladır. Verem hastalığı dünyada bir tek etkene bağlı, tedavisinin olmasına rağmen en çok ölüme yol açan hastalıktır. Ülkemiz dünyada tüberkülozun orta derecede yaygın olduğu ülkelerden biridir. Cumhuriyetin ilk yıllarından bu yana ülkemizde son derece etkili bir verem savaşı yapılmıştır. Ancak tüberküloz göçler gibi nüfus hareketine bağlı olarak yine de ülkemizde kontrol altında tutulması gereken hastalıktır. Verem ‘Mycobacterium tuberculosis’ mikrobunun bulaşması ile oluşan genellikle akciğerlere yerleşen bir hastalıktır. Ancak lenf bezleri, kemikler, böbrekler ve beyin zarlarında da görülebilir. Hava yoluyla yayılan hastalıktır. Tedavi edilmeyen her hasta yılda 10-15 kişiye hastalığı bulaştırır. Verem mikrobunun kaynağı, tedavi görmemiş aktif akciğer ve gırtlak (larinks) veremi olan hastalardır. Verem hastalığı, hasta insanlardan öksürme ve hapşırma ile ortama yayılan verem mikrobunun solunum yolu ile alınması sonucu bulaşır. Tedavi edilmeyen her hasta yılda 10-15 kişiye hastalığı bulaştırır. Basil kaynağı ile karşılaşma süresi, ortamın genişliği ve havalanması bulaşmada önemlidir. En çok hastanın aile bireylerine ve yakın çalışma arkadaşlarına bulaşma olur. Tedavi ile verem mikrobu sayısı çok kısa sürede azalır. Ortalama 2-3 haftada bulaştırıcılık büyük oranda yok olur. VEREM KALITSAL DEĞİL BULAŞICI BİR HASTALIKTIR. Hastalığın belirtileri: Öksürük, kilo kaybı göğüs ağrısı, ateş ve gece terlemesi en belirgin ve bilinen belirtilerdendir. Hastalığın gelişmesine yol açan vücut direncini düşüren hastalıklar ve etkenler vardır. AIDS hastalığı bu bakımdan vücut direncini en çok kıran hastalıktır. Bunun dışında şeker hastalığı, böbrek hastalığı, bazı kanserler, ilaç ve alkol bağımlılığı, sigara, madenci hastalığı ve diğer bazı ciddi kronik hastalıklar da vücut direncini düşürür. Bebeklerde ve yaşlılarda da vücut direnci düştüğünden hastalanma fazla olur. İki- üç haftadan uzun süren öksürükte veremden şüphelenmek gerekir. Tüberküloz tanısı; Balgamda verem mikrobunun gösterilmesi ile konulur. Basilin mikroskopta gösterilmesi ya da kültürde üretilmesi gereklidir. Hastanın semptomları ve röntgen bulguları, hastalıktan şüphelenmeyi sağlar. Akciğer veremi akciğer röntgen filminde bazı belirgin değişikliklere yol açar. Bu değişiklikler doktorun veremden şüphelenmesine yol açar. Verem tanısında kullanılan deri testi (PPD) vücutta mikrobun olduğunu gösterir. Enfeksiyon veya hastalık olabilir. Bu konudaki değerlendirmeyi ilgili doktor yapar. Veremin tedavisi standarttır. Bu standart tedavi, hastanede ya da dispanserde aynı şekilde düzenlenir. Tedavide verilen ilaçların düzenli içilmesi çok önem taşır. Çünkü hastaların bir kısmı tedaviyi terk etmekte ve toplumda basil saçmayı sürdürmektedirler. Tedavide ilaçlar eksik ya da düzensiz kullanılırsa hastalık iyileşmez. Tam tersine güç bir duruma gelir. Bu duruma dirençli tüberküloz denir. Ülkemizde dirençli verem hastalarının tedavisi Göğüs Hastalıkları Eğitim ve Araştırma Hastanelerinde yapılmaktadır. Hastanın ilaçlarını içtiğinden emin olmak için her doz ilacı bir sağlık personelinin gözetiminde içirtmek en uygun yoldur. Buna Doğrudan Gözetimli Tedavi (DGT) denilir. Aylık takiplerinin de Verem Savaşı Dispanserlerinde yapılması uygundur. Tedaviyi sonlandırana kadar özenle sürdürmek gerekir. Verem hastasının aile bireyleri ve diğer temaslıları Verem Savaşı Dispanserinde ücretsiz muayene edilir. Hasta olmayan fakat verem olma riski taşıyan kişilere koruyucu tedavi verilir. Bu tedavinin hastalanmayı %90’a varan oranda önlediği bilinmektedir. Verem hastalığını önlemede henüz verem mikrobu bulaşmamış çocukların BCG aşısı ile bağışık hale getirilmesi çok önemlidir. Ülkemizde BCG aşısı doğumdan sonra 2. ayını bitiren bebeklere Verem Savaş Dispanserleri ve Aile Sağlığı Merkezlerinde ücretsiz olarak yapılmaktadır. ÇOCUKLARINIZI VEREMDEN KORUMAK İÇİN BCG AŞISINI YAPTIRIN Yükleniyor...
İLGİLİ HABERLER
|
|