|
SON DAKİKA
Adrese teslim mesajlar!..
Bulgaristan’ın VİZE politikasını anlayabilen beri gelsin!
Adamlar, her platformda diyorlar ki; “Gelin iki adım ötedeki Bulgaristan’da yatırım yapın” E, yapalım yapmasına da, Yatırım yapmak üzere bile bir memlekete gidemiyorsak, yatırımı nasıl yapabiliriz ki?! Kel başa şimşir tarak ! Laf ola, beri gele! X x x Ha! Diyorsanız ki; bizim ulusal ve milli politikamızdır. Yani, sizin bizim memlekete gelmenizi istemiyoruz. Yatırımınıza da karşıyız! Bizim, Almanya gibi, Fransa gibi, İtalya gibi amcalarımız, illa ki memlekette birileri yatırım yapacaklarsa, o yatırımcılar biz olmalıyız” diyor olabilirler. Onların sözünden dışarı çıkamayabilirsiniz de! Ama, yeter ki samimi olun! Şunu da unutmayın ki; zamanla o triplere soyunan veya soyundurulan bir Yunanistan örneği var karşımızda. O misyonunu hüsran ile sonlandırırken, sandalı su almak şöyle dursun, tümüyle batmış halde şimdi. Komşu komşunun tuzuna muhtaç ise, kimsenin kimseye trip yapması da mantıklı olmamalı. Biz, ülke olarak Bulgaristan’a sınırlarımızı açmışız. Vize istemeden, isteyenin elini kolunu sallaya sallaya gelip gitmesine izin vermişiz. Shengen e geçeceği için bu sıkıntıları getirdiğini söyleyen Bulgaristan’a, shengen vizesi alırken bile üstelik bu kadar pahalıya da olmadan, hiçbir engel ile karşılaşmadığımızı hatırlatmak ta isterim! Yarın, size gelmemiz için bir sürü de reklam yaparsınız da, iş işten geçmiş olur. Umalım ki, mesaj yerine ulaşmış olsun… X X x Şenol Gürşan, iktidar partisi milletvekili olarak Ankara’ya gitti. Başbakan ile samimiyet derecesini bilmeyenimiz yoktur. Bunu, seçim öncesi söylemiş olsaydık, yönlendirme ve artı değer katma durumu olurdu. Şimdi söylemekte bir sakınca görmüyorum. Bu dostluğun, bölgeye vereceği önemli getirileri olabilir. Yeter ki, iyi değerlendirebilelim. Gürşan’ın da, şu muhasebeleri iyi yaptığına inanıyorum; + Seçildikten sonra, seçilip gittiği yeri unutmamalı. + Seçim bölgesi ile olan irtibatını sürekli diri ve canlı tutmalı. + CHP ‘ li vekillerin çok daha iyi yaptıkları, yerel basını ile olan diyalog kurma becerilerini, AK PARTİ olarak ta yapmaları gerektiğini idrak etmeli. + Başbakanından, Çevre Bakanına kadar sözünü verdikleri Ergene’nin kurtarılması konusunda kararlı ve bir o kadar da şeffaf, gelişmeleri halkı ile paylaşır durumda olmalı. + Ankara’da, etkili bir Kırklareli, hatta Trakya lobisinin oluşturulması yönünde, bölge milletvekilleri ve bölgeden yetişip, Ankara’da önemli yerlerde bulunan bürokratlara iletişim ve koordinasyonların kurulmasında pol üstlenmeli. Gürşan, bunları yapabilecek kapasitede bir insan. Geleceğe yönelik te önemli proje ve beklentileri var. Önemli ve dolu dolu bir dönem geçireceğinden kimsenin kuşkusu olmamalı. Bu arada da, meclisteki diğer 2 CHP ‘ li milletvekili ile de iyi bir diyalog ve iletişime açık olmalı. Bunlar yapılabildiğinde, bir çok konuda, bir çok önemli adımı ve basamağı geçmiş olacağız. Hayırlısı … X x x Şunu kabullenmekte zorluk çekiyorum! Adam bir yerlerde yönetici. Yerel basını ne kadar takip ettiğini soruyorsunuz; “Günde bir tane ulusal (yaygın basın!Ulusal kabul etmiyorum) alabiliyorum. Onu da cebimden ödüyorum. Yerel gazete almaya ödeneğimiz yok!” diyor Soruyorum; Cebinden aldığın o yaygın gazetelerde, senin bölgen ile ilgili ne sıklıkta haber görüyorsun? Kendi kuruluşun ile ilgili bir haber yapılması gerektiğinde, o yaygın basından mı,yoksa bölgendeki yerel basınından mı destek istiyor ve yarar görüyorsun? Şahsın veya kuruluşun ile ilgili herhangi bir haber çıktığında:”Ben o haberi görmemişim!” deme lüksün olabiliyor mu?! Elbette ki, bu sorulara makul ve mantıklı cevaplar verildiğinde, yerel basın adına da önemli gelişmeler yaşanacaktır. Çünkü, adam da soruyor mesela; -Yerel gazetelerde doyurucu, gündem belirleyici ve etkili haber göremiyorum. Bu neden böyle? -Yerel gazetelerin baskı ve kağıt kaliteleri çok zayıf ve düşük seviyeli. Boyaları ellerime yapışıyor. Neden daha düzgün kağıt kullanılmıyor? -Satış ve dağıtım bakımından da çok yetersiz. Yani, bir haber yayınlandığında bunun etki ve tepki oranı bu nedenden dolayı yetersiz kalabiliyor. Bunu neden daha etkili hale getirmiyorsunuz? Bu soru ve cevaplar böylece akıp gidiyor karşılıklı… Ama, dikkat ederseniz; Yerel basınları güçlü olan yerlerin kalkınma ve gelişme oranları da aynı oranda güçlü oluyor. Kalkınma ve gelişme oranları yüksek olanların da, yerel basınları aynı doğrultuda güçlü ve etkili oluyor. Bunlar birbirleri ile doğru orantılı hep. Şunu bir düşünün lütfen; En son ne zaman yerel bir gazeteye abone oldunuz? Reklam verdiniz? Hiçbir şey yapmasanız dahi, gidip bir çaylarını da mı içmediniz? Yerel basınımızı sahiplenecek ve güçlendireceğiz ki, bize getiri ve yararı da o orantıda yüksek olsun. Yerel basının dururken, gidip bura ile bağlantısı olmayan yaygın basın ile haşır neşir olursanız, o zaman şu fıkradaki durum size cuk diye uyacaktır; Adam gecenin köründe, cadde ortasındaki bir lamba altında bir şeyler arayıp duruyormuş. Bekçi gelip sormuş:”Ne arıyorsun orada?” Adam cevaplamış:”Anahtarımı kaybettim” Bekçi sormuş:”Burada mı kaybettin?” Adam:”Hayır! Şu ilerideki sokakta” Bekçi çıkışmış:”Abe burada ne işin var?” Adam cevabı yapıştırmış:”Ama burası daha aydınlık be!” Elbette ki, yaygın basını da takip edeceğiz. Ancak, bunun bir öncelik derecesi olmalı. Önce kendi basının. Ardından da yaygın basın. Bilmem, mesaj adreslerine ulaştı mı?! Kalın sağlacakla… Bu makale 477 kez okundu Yükleniyor...
|
|